Türkçeye çevrilmesini istediğiniz Japon dizisi veya filmi varsa mesajla bildirebilirsiniz.

23 Temmuz 2009

KAT-TUN Röportaj - Duet Nisan 2009 (1/2)

O Zamanların Gözyaşları Bugünün Mücevherleri

KAT-TUN büyük beğeni toplayan One Drop single ının ardından, 10. single olan Rescue’ yu 11 Mart tarihinde yayınladı. Bu ay KAT-TUN üyelerine mezuniyet ve yeni hayatlarıyla ilgili olarak sorular yönelttik. Junior dönemindeki anılarına göz atmadan geçmeyin!

Soru: Şimdilerde neyden mezun olmak isterdiniz?

Kame: İdmansızlıktan. Dizi çekimlerim olduğundan bu oldukça zor. Eğer zamanım olsaydı, tanıdığım profesyonel bir beyzbol oyuncusunun çalışmalarına katılmak hoşuma giderdi.

Akanishi: Bu sayılmaz ama, sabahlarla başım dertte, sabahları kendimi korkunç derecede huysuz hissediyorum (Gülüyor). Bundan mezun olmak isterdim.

Taguchi: Yapmaları için diğerlerine bıraktığım şeylerden. Arkadaşlarımla yemek için sözleştiğimde, “Yere sen karar ver” diyorum, bunun gibi.

Tanaka: Tembel olmak istemiyorum. Duş aldıktan sonra küveti temizlemek zorunda olmak korkunç geliyor (Gülüyor).

Ueda: Belirli bir şey yok. Aksine, boks gibi şuan yaptığım şeylere devam etmek istiyorum.

Nakamaru: Çamaşır sepetini her zaman çamaşır makinesinin önüne bırakıyorum, bu huyumdan vazgeçmek isterim.

Soru: Mezuniyet töreninizle ilgili unutamadığınız bir anınız var mı?

Kame: Ortaokul mezuniyet törenimizde herkes ‘Aogeba Tattoshi’ şarkısını söyleyip ağlarken, solumdaki bir kız kansızlıktan bayıldı. Arkadaşlarım ve ben de (Nakamaru’ya dönerek) onu kurtardık.

Akanishi: İlkokuldayken, müdür bana yanlışlıkla ‘Akanishi Hitoshi-kun’ dedi. Şok olmuştum (Ağlama taklidi). (İsminin kanjileri bu şekilde de okunabiliyor)

Taguchi: Lise mezuniyet törenimde uyuyakaldığım için öğretmen bana çok kızmıştı. Herkesin önünde o şekilde konuşmasına gerek yoktu (Ağlama taklidi).

Tanaka: Ortaokuldayken hoşlanmadığım bir öğretmen vardı. Törende, öğrencilerin isimleri okunurken, öğrenci numaralı yerine isimlerin tamamını okuyan tek öğretmen olmuştu. Bu nedenle, o an hem duygulandım hem de harika biri olduğunu düşündüm.

Ueda: Ben erkek lisesinde okuduğum için, kızların bana “Düğmeni verir misin” demesi gibi anılarım olmadı. (Dizilerde gördüğüm kadarıyla, kızlar hoşlandıkları erkeklerden hatıra olarak ceketlerinin düğmelerini istiyorlar :) )

Nakamaru: Genellikle katı mizaçlı olan bir öğretmen, törende bana oldukça nazik davrandı. Bu beni çok etkiledi, hüngür hüngür ağladım.

Soru: Öğrencilik günlerinizden kalan, şu an bile vazgeçemediğiniz bir eşyanız var mı?

Kame: Hala ortaokul üniformamı saklıyorum. Ayrıca Gokusen’deki üniformamı da aldım ve hala benim için değerli.

Akanishi: Üniformamı küçük bir öğrenciye verdiğimden eminim. Çünkü artık onu kullanmam mümkün değil.

Taguchi: Herhangi bir şey yok. Ailem ortaokul üniformamı ikinci el dükkanına verdi sanırım. Lise üniformam da kayıp, bu nedenle onu aramalıyım.

Tanaka: Öğrenciyken kullandığım güneş gözlüklerim ya da kıyafetlerim hala duruyor. Onları erkek kardeşime verdim. (Zaten Tanaka'nın kardeşi de pek bir sevimli, şu an Johnny's Jr)

Ueda: Mezuniyet albümüm ve üniformam hala duruyor. Eminim.

Nakamaru: Herhangi bir şey yok. Çünkü genellikle düzensizim.

Soru: ‘Öğrenci olmak iyidir’ deyince ne anlarsınız?

Kame: Özgürce kullanabilecekleri çok zamanlarının olması.

Akanishi: ‘Öğrenci’ kelimesi bile kulağa hoş gelmiyor mu? Üniversite öğrencisi olmayı tecrübe etmek isterdim. Şimdi bile olsa yapmak isterim.

Taguchi: Hayallerinin olması. Sonsuz imkanlara sahip olmak. Ailenin gelirini kullanmak, ki ben bunu yapmadım.

Tanaka: Her şeyden önce üniformalar harika. İnsana genç hissettiriyor. Bazı zamanlar iş hakkında endişelenmek istemiyorum ve yalnızca okul üniforması giyiyor olmak istiyorum. Ama, Gokusen’deki bir öğrenci gibi davranmak benim için zaten imkansız.

Ueda: Genç ve enerjikler. Ki ben de hala gencim (Gülüyor).

Nakamaru: Kullanabilecekleri çok fazla zamanları var. Çünkü arkadaşlarıyla buluşabilirler ve istedikleri her şeyi yapabilirler.

Soru: Toplumda bir yetişkin olmanın iyi tarafları nelerdir?

Kame: İstediğim şeyleri satın alabilmek (Gülüyor). Mesela kaliteli şaraplar aldım. Farklı farklı insanlarla tanışabiliyorum.

Akanishi: On dört yaşımdan beri çalışıyorum. Buna bağlı olarak, şimdiye dek toplumda öğrencilikten yetişkinliğe geçişimi tam olarak hissetmeden yaşadım.

Taguchi: Kendin için istediğin şekilde yaşamayı seçebilmek. Diğer yandan ise, tüm sorumluluğu almak zorundasındır.

Tanaka: Dilediğin her şeyi yapabilirsin.

Ueda: Bir yetişkin olarak alkol kullanabilmek. Farklı yerlerden insanlarla tanışabiliyorum.

Nakamaru: Çeşitli şeylerdeki sınırlamanın azlığı. Dilediğince para harcamak gibi. Ama yine de limitler vardır (Gülüyor).

Soru: Okul günlerindeki en tatlı anınız nedir?

Kame: İlkokuldayken, hoşlandığım kızın elini tutmuştum ve eve kadar beraber yürümüştük.

Akanishi: İlkokul dördüncü sınıftayken, resimlerden fırlamış gibi bir Sevgililer Günü hadisesi yaşadım. Cep telefonumun olmadığı bir dönemdi, direkt ev telefonundan aranarak dışarıya çağırıldım ve ev yapımı çikolatalar aldım.

Taguchi: Öyle sevgi dolu bir anım yok. Sürekli oyun oynardım. Farklı bir öğrenciydim (Gülüyor).

Tanaka: Sevgililer gününde ayakkabı dolabıma çikolata bırakılmıştı.

Ueda: Parkta bir randevum vardı. Benden bir yaş büyüktü, parkta beni sınava çalıştırmasını istemiştim.

Nakamaru: Altıncı sınıftayken, yakın arkadaşlarımla, erkek ve kızlar, üç çift halinde, kaplıcaya gitmiştik. Kızlar, okuldaki en tatlı üç kızdı. Çok eğlenmiştik.

Soru: Mezuniyetle ilgili bir şarkı yapıyor olsaydınız, nasıl olurdu?

Kame: Geçmiş anıları ve geleceği resmeden bir ballad (yavaş ritimli hüzünlü şarkı) yapardım.

Akanishi: Beklendiği gibi bir ballad olurdu. Sözlerini Japonca yazardım.

Taguchi: Geleceğe dair umutlara sahip çıkmakla ilgili olmasını isterdim. Bence melodisi kesinlikle ballad olurdu.

Tanaka: Ergenlik dönemi çatışmalarını ya da toplumun sebepsizce yaptığı dayatmalara karşı olan memnuniyetsizliği dile getirirdim. Böyle bir dünyadan mezun olma hakkında yazardım.

Ueda: Okulu sözlere dökmek üzücü olmasına rağmen, ileri görüşlü sözler yazardım. Melodi ve sözler birleştiğinde güçlü bir duygu yaratmasını isterdim.

Nakamaru: Şu an aklıma hiçbir şey gelmiyor, bu yüzden biraz zamana ihtiyacım var (Gülüyor).

Soru: Öğrenciyken yapmadığınız ama keşke yapsaydım dediğiniz bir şey var mı?

Kame: Ders çalışırdım. Ayrıca sınıf arkadaşlarımla daha fazla takılmak isterdim. Gençliğimi Johnny’s e adadım, yani iyi anlamda (Gülüyor). Bu doğru. Eski sınıf arkadaşlarımla, uzun bir aradan sonra Ocak ayında görüştüm ve eğlenceliydi.

Akanishi: Bir sınıf arkadaşıma aşık olmak isterdim. İlkokulda olduğumuz için dışarı çıkamayız ama saf bir duygu olurdu.

Taguchi: Açık havada takılmak iyi olurdu. İçerideki oyunlar, gözlere zarar verebilir, tıpkı bende olduğu gibi. O yüzden lütfen dikkatli olun. (Sürekli playstation oynadığı için, bunu kastediyor olmalı)

Tanaka: Okula, bir kız arkadaşımla beraber bisikletle gitmek isterdim. Mesela beraber, kiraz ağaçlarının olduğu yol boyunca yürümek isterdim.

Ueda: Karma bir lisede okumak isterdim. Kültür festivallerine hazırlanırken, kızlarla tartışmak isterdim (Gülüyor).

Nakamaru: Piano öğrenirdim. Eğer o zaman öğrenseydim, şimdi çok işime yarardı. Ayrıca, genel kültürümü arttırmak isterdim. Özellikle Dünya ve Japonya tarihi üzerine yoğunlaşırdım.

Soru: Johnny’s Jr. olmaktan mezun olduğunuzu tam olarak ne zaman hissettiniz?

Kame: Bir menajerimiz olduğu zaman!

Akanishi: KAT-TUN CD’si satışa çıktığında. Mutlu olduğumu söylemeden geçemeyeceğim ama bunun yanında, daha farklı ve güçlü bir duygu da hissetmiştim.

Taguchi: KAT-TUN olarak çıktığımızda. Yani yaptığımız işlerin sayısı arttı. Amacımıza destek veren insanlar olduğu için çok mutlu oldum.

Tanaka: İlk klibimizi çektiğimizde. Jr. iken hiç kendi klibimiz olmamıştı. Ayrıca ilk basın toplantımıza, o kadar çok insanın gelmesi beni çok etkilemişti.

Ueda: İlk CD’miz çıktında. Listelerde adımızı görmek ve “Gerçekten çıkış yaptık” diyebilmek, beni çok mutlu etmişti.

Nakamaru: Dergilerin Jr. listelerini biliyorsunuzdur. O listelerde adımızı görmediğim zaman (Gülüyor).

(İngilizce çeviri: Odiez)

15 Temmuz 2009

Cartoon KAT-TUN

Son zamanlarda izlemek için fırsat bulamadım, o yüzden son 2 bölümü peşpeşe izledim az önce :) Hele 8 Temmuz 2009 tarihli programda oldukça eğlendim, birkaç kelime dışında herhangi birşey anlamasam bile eğlendirdi beni. Kadınlara karşı daha dikkatli davranıyorlar, "kamera bu açıdan uygun değil" :) Tanıdık geldi biraz, son bölüm o yüzden... Toda Erika'nın konuk olduğu 40. programda da buna benzer birşey izlemiştim çünkü. O bölümde de, sanırım yaptığı olağan egzersizleri gösteriyordu ve kameranın çekim açısını beğenmeyip, Kame ve Nakamaru ayaklanmıştı, ardından da Tanaka :)
O zaman da çok gülmüştüm. Bu son bölümde de konuk, anormal hareketler sergileyince -ki çok komik biri- açığını kapatmaya çalışıyorlar :) Kendilerince :)

Ayrıca ne diye her programlarında bir sürü yiyecek yemek zorundalar, bunu hiç anlayamıyorum. Sadece Cartoon KAT-TUN için de geçerli değil bu söylediğim. Hep yemek, hep yemek! Özellikle bu saatlerde izlediğimde canım çekiyor, elimde değil :D Zaten çubukları yalnızca spagettide düzgün kullanabiliyorum, alıştırma yapsam dahi, mümkün değil olacak gibi görünmüyor :P

Her neyse, az önce izlediğim son bölümde Akanishi ile konuk olan bayan güya evliliklerini basına duyuruyorlar, Tanaka sunucu, diğerleriyse basın üyeleri :) Junno'nun fotoğrafçılığı filan bayağı komik :P Ya da ne bileyim, benim gülmeye ihtiyacım vardı belki...

Not olarak bir derdimi paylaşayım! Zamanımı verimli değerlendirmeye başlamam lazım, çünkü son günlerde hiçbir şeye vakit ayıramaz oldum. Tamam yaz geldi ama çevirisini bitirmem gereken son iki bölüm Kimi wa Petto var, odaklanamıyorum bir türlü :) İzlemek istediğim sinema filmleri var, izleyemiyorum. Yapmak istediklerimi yapmaya zaman bulamıyorum. Bazen ne diye yaz geldi ki diyorum :P Olacak iş değil yani, içim kıpır kıpır ve dopdolu. Odaklanamıyorum hiçbir şeye! Üstesinden gelmem lazım bir an evvel! Umarım, en kısa zamanda mümkün olur :)


7 Temmuz 2009

KAT-TUN&Kanjani8 - Kizuna

Geçenlerde, bir süredir fırsat bulup görüşemediğim bir arkadaşım bana 'Açıklayıcı değil yazdıkların, ortadan dalmışsın, kim bu KAT-TUN' dedi, yani blogumu kastederek. 'İnsan önce tanıtır, biz nereden bilelim onların kim olduklarını' diyerek payladı beni :D Haklı olarak! Bu yüzden açıklama gereği duyuyorum. Çünkü aslında ben, grubun profil bilgilerini vermek olsun yada o tarz şeyler gibi tanıtım amaçlı yazmaya başlamadım buraya. Yalnızdım, o yüzden oldu...

Okuduğum, dinlediğim ve izlediğim bir şeyleri birileriyle paylaşma ihtiyacı duyuyorum genelde… Etrafımda zevklerimin uyuştuğu çok insan yok. Bir elimin parmak sayısını geçmezler, ayrıca benim gibi KAT-TUN'u seven yalnızca bir kişi tanıyorum. O da belki benden daha az seviyordur :P diyerek kızdırsam mı acaba :)

Bu yüzden 'Neden olmasın' dedim kendi kendime... Böylece çok da yalnız hissetmeyecektim :) Uzakdoğu'ya yada KAT-TUN'a çok fazla ilgi duymayan arkadaşlarımı da bunaltmamış olacaktım. Yani aslında KAT-TUN’u bilmeyenlere değil de, bilenlere ve sevenlere yönelik olarak düşünmüştüm burayı. Daha doğrusu çok da üzerinde durmamıştım diyebilirim. Hata yapmışım affet arkadaşım :) Bilmeyenler de varmış :P Şaka, şaka... Ama durumun, tam açıklaması budur. Dediğim gibi, kafama göre takılıyorum... Amaç, yalnızca paylaşmak...

Eklemeyecektim ama dayanamadım yine :)
Buradaki Kizuna düzenlemesi tüylerimi diken diken ediyor. İlk izleyişimde, Kizuna'dan sonra geçiş yaptıkları şarkıda gözlerim dolmuştu... ve hala aslında etkileniyorum izlerken :)

Önceki Dream Boys gösterisiyle aynı günden bu da... Nishikido Ryo ve Akanishi Jin oldukça uyumlu :) Güzel olmuş, güzel...

Futatsu no Spica (2009) - Çeviri


Futatsu no Spica, Asumi adlı liseli bir kızın etrafında dönen bir hikâye… Yeni başladığı okulda tanıştığı arkadaşları ve kendisinin, en büyük hayali astronot olabilmek ve uzaya gitmek. Büyük ihtimalle, rekabetle başlayan dostluklarını ve kendi sorunlarını çözerken birbirilerine nasıl destek olduklarını, karşılaştıkları zorlukların üstesinden beraberce nasıl geldiklerini izleyeceğiz bizler de :) Yani sanırım arkadaşlıkla ilgili… Ben de bilmiyorum, çünkü sadece iki bölüm izledim şimdiye kadar, üçüncü bölüme de şöyle bir göz gezdirdim ama maalesef Japoncam yetmedi :P Şaka bir yana - sanki bunu söylemesem, Japonca bildiğimi düşünecekmişsiniz gibi :P - toplamda 7 bölüm olarak yayınlanacak yani kısa olduğundan ve konusunu da beğendiğim için, çevirmeye karar verdim. Uzay hepimiz için bir ‘bilinmeyen’ sonuçta. Çocukken hangimiz gitmek istemezdik ki, yetişkin mantığım bunun imkânsızlığını bana kanıtlasa bile, hala gitmek istiyorum ben :) Ama mümkün olamayacak maalesef…

Sakuraba Nanami - Kamogawa Asumi
Nakamura Yuichi - Suzuki Shu
Daito Shunsuke - Fuchuya Shinnosuke
Adachi Rika - Ukita Marika
Takayama Yuko - Omi Kei
Tanabe Seiichi - Sano Takahito

Mukai Osamu - Kiriu Haruki

Dizinin konusu kısaca böyle, izlemek isteyecek arkadaşlara iyi seyirler.
Altyazılar için buraya buyurun.

6 Temmuz 2009

Akanishi Jin - Ha-Ha

28 Haziran 2006 Dream Boys, Akanishi her zamanki gibi harika :)

Ama yeni bir şeyler yok, özledim, yetti artık yani... Bekle bekle nereye kadar :)

Eskilerle yetineceğiz artık n'apalım diye düşünüyorum da, olmuyor yahu! Biliyorum, konserlerinden sonra muhakkak bir şeyler yapacaklar ama sabır, benim hiç de iyi olmadığım bir yeti! Hatta olgunluk sayılır, değil mi?

Ne yazık ki, hiç büyüyemeyeceğim :) Yani sanırım :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...