2 Eylül 2009

Buz Pateni aşkım!!!

Lise ve sonraki birkaç yıl boyunca, çok feci takılı kalmıştım buz patenine!
TRT3 yayınlardı, takip ettiğim zamanlarda. Şimdi neler oluyor; kim iyi, kim kazanıyor, kim yayınlıyor hiç bilmiyorum.
Kalbim güm güm atarak, gözlerim dolu dolu ve heyecandan titreyerek izlerdim şampiyonaları! Mest olurdum, müzikle bütünleşen o hareketleri izlerken..
Bir kaç arkadaşım da benim sevgimden, heyecanımdan etkilenmiş ve bana eşlik eder olmuşlardı. Ne zaman canlı yayınlanacak bir yarışma olsa, TV' li odamızın dekoru değişirdi... Eldeki tüm koltukar TV' yi net görecek şekilde dizilir, ortadaki sehpaya abur cuburlar yığılır ve eğer hava henüz kararmadıysa perdeler çekilirdi... Yani kendimizi başka, büyülü bir dünyanın içine salmaya hazırlanırdık. Ne güzel günlerdi... Ne güzel bir aşktı, Alexei Yagudin' e karşı beslediğim :)
Bugün nedense, gördüğüm bir resim birden bire çağrışım yaptı ve kendimi o zamanlardan, hafızamda yer eden serileri ararken buldum. İşte, benim için en özel iki seriden biri:

Alexei Yagudin, 2002 Kış Olimpiyatları/Erkekler - Man in the Iron Mask


Az önce tekrar izledim ve tekrar tüylerim diken diken oldu.
Bu seriyi izlerken, umarım bir terslik olmaz düşünceleri içinde, yüreğim ağzımda izlediğim o anı hala çok net hatırlıyorum. Hiç bir terslik olmamıştı ve Yagudin, Altın Madalyayı almaya hak kazandığında, ben mutluluktan ağlamıştım... Yanlış hatırlamıyorsam eğer, bir arkadaşımla beraber, evi yakın olduğundan, ailesini ziyarete gitmiştik. Sınav dönemi olduğu için, ben Ankara'ya gelememiştim çünkü. Ailesi beni önceden bir kaç defa görmüştü sadece ve o gün, onların gözünde 'TV izlerken birden bire ağlamaya başlayan kız' olarak, tüm aileyi kahkahalara boğmuştum. "Biraz fazla duygusalsın galiba" demişlerdi bana... Evet, galiba öyleyim :)
Zaten oldum olası, duygularımı gizlemekte beceriksizim. Üstelik, bence bu iyi birşey...
Çok sevdiğim, bir de 'Winter' kısa program serisi var Yagudin' in ama kalitesi iyi olan bir video bulamadım (idare eder bile olsa razıydım ama yok), ekleyemiyorum. Görüntü ve ses kirliliği olmasın diye...

Winter serisi

İkinci favori serim ise Gwendal Peizerat ve Marina Anissina' nın Carmina Burana serisi... Dünyanın en güzel serilerinden biri bence... Buz dansını zaten apayrı seviyorum.

Carmina Burana

6 yorum:

  1. Evet bir zamanlar bende çok izlerdim :)

    YanıtlaSil
  2. Özellikle Gwendal Pezerat'ı

    YanıtlaSil
  3. Ayrıca sen galiba Philippe Candeloro hayranıydın, değil mi? D'artagnan serisi süperdi onun.

    YanıtlaSil
  4. Denk geldikçe izlerdim ben de. Ama ne isimlerini bilirdim ne de böyle serileri olduğunu :) Büyülü bir dünya gibi geldiğinden hoşuma giderdi ama.

    Sen epey bilgiliymişsin bu konuda :)

    YanıtlaSil
  5. Gerçekten çok asil bir spor... Hem müzik, hem spor.
    Üstelik ne kadar zor! Yapabileni takdir etmek lazım.
    O sıralar ben, buradaki buz pistine de giderdim, öğrenebilmk için... Hani, niyet en azından "Ben de kayabiliyorum" demekti :D Ne mümkün, 2m düz gitmeyi başaramadım :P Ama olsun, en azından denedim, değil mi?

    YanıtlaSil
  6. Buz patenini ben de pek beceremiyorum ama yine de seviyorum :)

    İzlemesi de çok eğlenceli, özellikle çiftler. Müzikle beraber ne güzel hikayeler anlatıyorlar^^

    Ben ismen sadece Brian Joubert'i tanırım. Matrix'in müziği eşliğinde yaptığı performansıyla çok etkileyiciydi..

    YanıtlaSil