Türkçeye çevrilmesini istediğiniz Japon dizisi veya filmi varsa mesajla bildirebilirsiniz.

5 Ekim 2009

August Rush / Freddie Highmore

Geçenlerde bir arkadaşımın, “tam senlik” diye diye, neredeyse elime zorla tutuşturduğu bir film August Rush. Kendisine “peki neyle ilgili?” diye sorduğumda, Sadece “kesin beğenirsin, izle işte” cevabını alabilmiştim. (Bu kesin öngörüsünden hoşlanmayıp, beğenmemeye karar vererek dün gece oturdum filmin başına :P) Fakat daha ilk açılıştan itibaren, ne denli hoşuma gideceğinin farkında olarak izledim. Müzikle iç içe, duygu dolu bir film. Buradaki ufaklığı Arthur ve Minimoylar’ da izlediğimden bu yana çok sevimli buluyorum zaten. (Başka filmlerini de izledim elbette: Finding Neverland, Charlie and the Chocolate Factory ve The Spiderwick Chronicles gibi. Minimoyların devamını bekliyorum sabırsızlıkla. Bilen biliyor, severim öyle fantastik şeyleri) Baktım da az önce, pek ufak sayılmaz artık, 17 yaşına gelmiş. Herneyse, ben onun bu çocuk hallerini sevmeye devam edeceğim :)



Pırıl pırıl gözleri var...
Filmin ilk başlarındaki hali bana nasıl dokunmuştu, bir bilseniz. Ama güzel işlemişler konuyu. Üstelik, doğadaki sesleri birleştirip önümüze koymuşlar, biz dinleyelim diye… Kesin unutmuşuzdur diye dinlemeyi…
Doğar doğmaz kimsesizler yurduna teslim edilen 12 yaşlarındaki bir çocuğun, doğadaki notaları kendisine rehber alarak, anne ve babasını arama çabaları, esas konumuz. Fakat bir gece yurdu terk edip yollara düşmesinin ardından yaşadıkları, hayata dair keşfettiği diğer şeyler de, filmin çekiciliğini arttırıyor. Vazgeçmeyip devam ediyor yoluna. Ayrıca öyle yetenekli ki! Müzisyen olarak doğmuş anne karnından! :D Genlerinde var :P

Klişeleşmiş şeyler var yani filmde, olmadığını sanmayın. Ama ben beğendim, izlemeyene tavsiye edilir.

3 yorum:

  1. Bu filme bayılmıştım ben ya. Kendine esir ediyor resmen izlerken. Akıp gidiveriyor zaman. Çocuk da çok yetenekliydi.

    Ayrıca Finding Neverland ve Charlie and the Chocolate Factory en sevdiğim filmlerden. Gözleri çekik yegane aktörüm Johnny Depp. Tim Burton' la da birleşince harikalar çıkarıyorlar ortaya. Edward Scissorhands' i izledin mi Janoomma? Onu da izlemelisin mutlaka. Bir adam bu kadar mı her rolün altından kalkar, her rolü kıvırır?

    Alice in Wonderland' ı bekliyorum şimdi hevesle. Yine Tim Burton yine Johnny Depp, yine Helena Bonham Carter.

    Johnny aşkım bu kadar kabarmışken gidip Public Enemy' yi mi izlesem ne yapsam :)

    YanıtlaSil
  2. Aha :D Çekik aktörüm yazmışım :P Çekik olmayan diye düzeltelim. Ama o kadar benimsemişim Johnny Depp' i demek ki :D

    YanıtlaSil
  3. İzlemez olur muyum hiç Berre :) İzlemediğim çok az filmi vardır Johnny Depp'in :) Ben de çok seviyorum onu, hatta sevmeyen biri var mıdır acaba???

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...