24 Kasım 2009

Balıklarım...

İstanbul'dayken içi rengarenk balıklarla dolu şirin bir akvaryumum vardı. Buraya taşındıktan sonraysa, ne akvaryum kaldı ne balık...
Yaklaşık bir buçuk iki ay önce, yeniden bir akvaryum kurmaya karar vermiştim. Ama mümkün olmadı bir türlü, araya başka şeyler girdi, erteledim ben de.
Bir süredir de, Facebook'taki Fishville ve Happy Aquarium oyunlarına daldım, oynayıp duruyorum. Akvaryumuma eklediğim balıklara KAT-TUN elemanlarının isimlerini koydum, onları besliyorum filan. Sonra çok yavan gelmeye başladı sanal akvaryum. Yetmedi. Gerçeğini daha da fazla istemeye başladım. Ne mutlu bana ki, iki gün önce dileğimi gerçekleştirip akvaryumumu kurabildim. İçine de şahane renkli, nazlı ve sevimli, 6 tane lepistes attım. Süper oldu... Geceleyin, gece lambası niyetine de kullanıyorum. Görseniz ne kadar tatlılar...
Zaten balık hariç, başka hayvan besleyemem ben. Başa çıkamam. En gürültüsüz ve dinlendirici olanlar, balıklar bana göre. Özlemişim akvaryumun içini gözlemeyi...


Üstteki resimde, insanı güzellikleriyle büyüleyen lepistesleri görüyorsunuz. Elbette bunlar benimkiler değil. Bunların hepsi erkek üstelik. Erkek olanların kuyrukları daha büyük ve rengarenk oluyor, dişiyi etkileyip, kendisine çekebilmek için :P
Zaten tüm hayvanlarda, erkek olanlar daha uzun tüylü ve daha albenili...
Haliyle lepisteslerin dişileri de, erkek olanlarına nazaran daha sade görünümlü fakat daha iri....
Bir de bu kadar nazlı olmasalar. Zor balık ama en sevdiğim balık.

2 yorum:

  1. Balıktı, su kaplumbağasıydı filan bana göre değil bu hayvanlar :D Hatta muhabbet kuşlarını bile sevmem. En iyisi kedi köper :P Etrafta varlıklarını hissettiriyorlar sana.

    Hele o kediler yok mu kediler. Bayılıyorum o hayvanlara, yatsın kucağıma mır mır, saatlerce okşarım onu bıkmadan ^^ Balık haricinde kedi, kuş, su kamlumbağası beslemişliğim filan var. En uzun süreli kedi oldu ama. Şimdi de apartman dairesinde oturmasak getireceğim yine bir kedi ama... Olmuyor :P

    Cidden bu hayvanlar alemi çok ilginç, erkekleri süslü oluyor resmen. Tavus kuşlarının da mesela albenili olanları erkek. Cezbetme dikkat çekme görevi onların :P

    YanıtlaSil
  2. Çocukluğumda babamın bir köpeği vardı. Kahverengi kıvırcık, uzun tüylü, minicik ve boncuk gözlü... Çok sevimliydi cidden Çompi'miz^^ Gerçi tarifim sana, babamın değil de sanki annemin köpeğiymiş gibi düşündürebilir ama hayır, gerçekten babamın köpeğiydi :D Çok severdik hepimiz. Hala tanıdıklarımızda yavrularının yavrularının yavrularını(...) görebiliyoruz üstelik, en güzeli de o. İsimleri de; Çompi, Çomi, Tomi, Pami(...) diye süregelmiştir.

    Ama büyüdüğümden beri, kedi ve köpeklerden hazzetmez oldum. Üstüne bir de kedilerden çok korkarım. Biliyorum söylemesi bile rahatsızlık verici, utanıyorum da kendimden :P ama öyle. Hele bu yaz kardeşim tatildeyken, elleri dolu olduğu için önünü göremeyip, bir kedinin kuyruğuna basmış. Kedi o can acısıyla (sandalet giyen ayağının üstüne, U şeklinde abanıp) bacağına tırnaklarını geçirdiği yetmezmiş gibi, bir de dişlerini geçirmiş. Yazık değil mi canım kardeşime. Neye uğradığını şaşırmış yavrum. Bacağından gitmedi, kaç gün boyunca o tırnak ve diş izleri. Biliyorum trajikomik bir hikaye. Ben de ilk duyduğumda kahkaha atmıştım, hala da komik geliyor düşününce. O görüntüyü canlandırabiliyor musunuz gözünüzde? (Hahaha :D) Ama kedilerin insanları ısırabileceğini de ilk o zaman öğrenmiş oldum. Ne bileyim, hiç kafa yormamışım bu konuya daha önce, tırnaklarıyla görüyorlar ya işlerini genelde, ondan :P

    Neyse işte kısaca(!) balıklarım çok güzel, onlarla gayet huzur dolu ve mutluyum^^

    YanıtlaSil