Türkçeye çevrilmesini istediğiniz Japon dizisi veya filmi varsa mesajla bildirebilirsiniz.

31 Aralık 2009

Madem ki kar YOK!



Evet, güya kış ayındayız! Kar yok!!!

Nedense yılbaşı tatillerinde, çocukken izlediğim bir çizgi sinema gelir aklıma devamlı. Adını dahi bilmem. Bembeyaz, kalabalık bir sokakta, uzun boylu güzel bir kız, kar yağarken buz pateni yapıyordu. Daha çok bir müzikaldi. Konusunu dahi hatırlamayacak kadar küçükmüşüm demek ki, başka bir şey kalmamış hafızamda! Ama dediğim gibi nedense her yılbaşı, gözümde canlanır o görüntü...
Madem kar yağmıyor! Masa üstümüzü karlı seçeriz biz de :)

KAT-TUN'a Güldüren Zamanlar

KAT-TUN burada daha minicik ve önceden sahnede yaptıkları hataları izleyip gülüyorlar. Bir de anlasak açıklamalarını, daha güzel olurdu ama altyazı durumunu araştıracak kadar vaktim yok şu an. Vaktimin bol olduğu bir gün araştıracağım mutlaka. Hatta içinizden birilerinin bu konuda bilgisi varsa, bana da söylesin isterim. Ama altyazısız bile komik zaten!

Video: spaxlite

30 Aralık 2009

Sonunda geldi! Bu nasıl bir mutluluktur?

KAT-TUN DVD'si elime ulaştı sonunda. Daha çıktığı ilk gün yollandığı düşünülürse, Yesasia'nın verdiği 2 haftalık sürenin, son gününde gelmesi, sinirlerimi bozdu açıkçası. Çünkü durumun siteyle değil de buradaki dağıtım sorunuyla ilgili olduğu öyle açık ki! Yasal süreyi aşmayacakları güne kadar ellerinde bekletiyorlar işte, başka ne olabilir. Eminin 1 hafta önceden gelmiştir ama bana getirmeleri bu kadar uzun sürmüştür. Sinir bir durum gerçekten!
Her neyse daha dün, neden hala gelmediğini düşünüp üzüldüğüm halde, bugün sevinçten havalardayım! Sizlerle de paylaşacağım ya bu sevincimi, paketi elime ilk aldığım andan itibaren bol bol resim çektim. Ama hep aynı şeyin farklı açılardan çekilmiş resimleriyle de doldurmamak lazım elbette burayı :P 
Buna dikkat etmem lazım... Bakalım artık!
Bakın, işte böyle geldi :P




Dizayn ve yerleşim gerçekten çok hoş görünüyor. 
Evren ve gezegenleri şeklinde!


Yukarıdaki KAT-TUN broşürünü yerinden çıkarıp içine baktığımızda da...
Tada!





Teşekkürler Hong Kong!
Bu -benim için çok kıymetli- DVD. senin sayende ellerimde :D

27 Aralık 2009

1 Pound no Fukuin (2008)


Kamenashi Kazuya as Hatanaka Kosaku
Kuroki Meisa as Sister Angela
Kobayashi Satomi as Mukoda Seiko
Okada Yoshinori as Ueda
Yamada Ryosuke as Mukoda Katsumi
Minamisawa Nao as Noriko
Takahashi Issei as Ishizaka
Mitsuishi Ken as Mitaka Hideo
Motai Masako as Osamu Incho
Ishiguro Hideo as Horiguchi
Namioka Kazuki as Kojima
Eguchi Noriko as Sister Milee
Nakamura Kaori as Sister Grace


Herkesten daha obur olan bir boksörün etrafında dönen bir öykü. Boksörümüzün adı Hatanaka Kousaku ve belli bir kilonun üzerine çıkmaması gerekirken, her defasında oburluğuna yeniliyor. Dizinin en eğlenceli bölümleri de o kısımlar. Ama sırf bu kadarla sınırlı değil elbette. Ayrıca arkadaşları ve ona inanan insanların desteğiyle neler başarabileceğini de izleyeceğiz. Sonra bir de aşık olacak, hem de kime, uygunsuz birine!


Ben epey eğlenerek izlemiştim bu diziyi. İlk bölümün satır sayısı yüzünden çevirmeyi hep erteleyip durdum bugüne kadar. Yani, bir sinema filmi kadar!!! Ama bir çeviren de çıkmadı şimdiye dek, "yazık olmasın güzelim Kame dizisine" diyerek kolları sıvamış bulunuyorum.
Galiba şöyle bir slogan büyütüyoruz kendimizce, "KAT-TUN üyelerinin dizileri altyazısız kalmasın" ...

26 Aralık 2009

Jin Wallpaper



Masaüstümü karışık renklerde kullanmadığımı artık herkes anlamıştır. Her temizlikten önce, biraz fazla dolduğu ve bazen de uzunca bir süre öyle kaldığı için, rengarenk olmasını tercih etmiyorum. Aradığımı kolay bulmam lazım çünkü!


Bugün, yani dün, Super Live'da KAT-TUN performansı izleyeceğim diye kendimi hazırlamışken, programın başını kaçırdım ve izleyemedim. Boş boş oyalandığım için kendime de kızdım, KAT-TUN'u erken çıkardıkları için programın yapımcılarına da! Ne zaman bir konuda plan yapsam, hep bir terslik çıkar zaten. Alışığım ben bu duruma ama, gelin de allak bullak olan moralime anlatın bunu! Ne yapayım, Arashi çıkana kadar izledim, sonra vazgeçtim izlemekten. Zaten kalitesiz görüntüyle işkence gibiydi! Yani neye niyet, neye kısmet!

Xmas Nante Daikirai (2004) - Bölüm 3 ve 4 -ÇEVİRİ-

Sonunda son iki bölümün (3. bölüm altyazısı ve 4. bölüm altyazısı) altyazısını da tamamlayabildim.
Kısa olduğu için, bir oturuşta izlenebilecek güzel bir dizi. Bölümleri henüz edinmeyen arkadaşlar, buraya buyurun. Bol resim koymak da alışkanlık oldu sanki :) Ama hiç rahatsız değilim bu durumdan!
Güzel ve mutlu sonlara bayılırım. 


Hiç bir dizide-filmde, baş roldeki kıza bu denli gıcık olmamıştım. Ne sinir bozucu bir karakter! Ne çekilmez bir insan! Karakterden iyice nefret etmemi engelleyen tek şey, Kyoko Fukada'yı sevmemdir. Jin de, o zamanlar daha bir şirinmiş. Bu mini dizideki, galiba ilk baş rolü. O da tam olarak değil. Esas oğlan diyelim :P
Ufak bir not; şarkı sözlerini kaçırmamak için, lütfen media player classic ile izleyin. Bu, önemli!

Ekleme:
Dizinin RAW bölümlerini Japan-Fans'tan indirebilirsiniz.

22 Aralık 2009

Love and Other Disasters (2006)




Brittany Murphy'nin erken kaybı beni hazırlıksız yakaladı. Bugün öğrendim. Severim kendisini. Çoğu filmini izlemişimdir ve canlandırdığı karakterleri de beğenirim.
En beğendiğim filmi ise, tamamen tesadüf eseri izlemiş olduğum Love and Other Disasters. Tamamen tesadüf eseri diyorum çünkü, arayarak bulduğum bir film değildi, birinin tavsiyesi üzerine de izlemeye kalkışmamıştım. Kendiliğinden önüme düşmüştü sanki. Eğer içinizde izlemeyen varsa, mutlaka izlemesini tavsiye ediyorum. Eminim ki, benim kadar eğlenirsiniz. Ayrıca izledikten sonra, benim o zamanlar yaptığım gibi, benzer tarzda filmler bulabilir miyim diye etrafı kolaçan etmeye de kalkabilirsiniz. Ama bulamazsınız, boşuna aramayın. Ufak bir not, bu filmden etkilenip, gecikmeli olarak da olsa, Breakfast at Tiffany's filmini de izlemiştim. 




Seyir zevkinizi bozmayacak şekilde, kısaca konusundan bahsedeyim: 
Emily, eş cinsel olan ev arkadaşı Peter gibi, aşkta ilerleme sağlayamayan, aşka karşı güvensiz biridir. Eski sevgilisine aşık olmadığı halde, uzun süre ondan ayrı kalamamaktadır. Bir gün beraber çalıştığı -ve eş cinsel olan- ünlü bir fotoğrafçının yeni asistanı, Paolo ile tanışır ve onu kaprisli ve çapkın fotoğrafçının yeni sevgilisi zanneder. Bu yanlış anlaşılma sonucunda, tanıdıkça sevmeye başladığı -aslında eşcinsel olmayan- Paolo ve çok sevdiği ev arkadaşı Peter'ın arasını yapmaya karar verir. 
Film, bu basit konu üzerine kurulu olsa da, müzikleri ve renkli görüntüleriyle insana, kendini beğeniyle izletiyor. Hatta birazdan, benim yapacağım gibi, tekrar dahi izlettirebiliyor.


Filmden de birkaç görüntü koyayım. Belki benim sözüme güvenmeyip, izlemekte kararsız kalan arkadaşları, resimlerle cezbedebilirim. Olmadı, en azından 'elimden geleni yaptım' diye düşünürüm.

-Emily ve Paolo-



-Emily ve eski sevgilisi-

-Emily ve Peter-

-Paolo ve Peter-


17 Aralık 2009

Xmas Nante Daikirai (2004) - Bölüm 2 -ÇEVİRİ-

İkinci bölümün altyazısını da tamamladım bugün. Kaldı son iki bölüm. Eğer yarın bir aksilik çıkmaz da üçüncüyü bitirebilirsem, kısa süre sonra tamamı hazır olacak demektir ki, bu da beni mutlu ediyor. Kısa seriler ne güzelmiş! Aynı şekilde, ikinci bölümün linkine buradan ulaşabilirsiniz. 
Kaç gün oldu, hala %96'da bekletiyor torrent beni. Oradaki bölümler de gelir gelmez atacağım rapide. Mevcut bölümlerin kalitesinden memnun olmayan arkadaşların aklında bulunsun. Ama dediğim gibi, %96'yı geçemedik bir türlü. Bakalım artık, bekliyoruz.
İyi seyirler ^^

Break The Records konseri - Real Face

Bayıldım... Çok eğlenceli... Geri alıp alıp izliyorum... Yüzümde kocaman bir sırıtmayla hem de!
Kame, Koki'nin bölümünü; Nakamaru, Akanishi'ninkini ve Junno da Kame'nin bölümünü söylüyor.
Çok tatlılar. En fazla güldüğüm yerler, Tanaka bölümleri ama... Hele ki sonlarda, "Nakamaru! Nakamaru! Söylüyor musun?" diyerek söylemek zorunda bırakıyor ya çocuğu, ne diyeyim ben Koki'ye. En çok oraya gülüyorum. Nasıl söylesin zavallılar senin bölümlerini ^^

Video: Akamelove26
Söylenenlere katılıyorum: "Cidden bu konserde Kame çok sevimli! İnsan gözlerini ondan alamıyor!"

16 Aralık 2009

KAT-TUN Live Break The Records DVD


Sonunda izledim birazını konserin. Çok güzel bir duygu. 
Kame'nin 1582 performansı mükemmel.
Fotoğraf konusunu abarttığımı düşünebilirsiniz ama asla yetmeyecekmiş gibi görünüyor, emin olun.
Söylesem inanmazsınız, şu an ben bile hala şaşırıyorum kendime. Ama Keep the Faith en sevdiğim KAT-TUN şarkılarından olmasına rağmen, izlerken, şarkının ilk bilmem kaç saniyesi, bu hangi şarkı diye düşündüm. Aptallaştırmış resmen beni bu konser heyecanı. Üstelik Keep the Faith'in çok belirgin bir başlangıcı vardır :P Üstelik benim gibi KAT-TUN'un tüm şarkılarını ezbere bilen biri için, bunu itiraf etmek çok utanç verici! Ama izlerken ne derece heyecanlandığımı siz tahmin edin artık.
Oldum olası, Ueda'nın konserlerde hep tuhaf durumlara düştüğü gibi bir izlenimim vardır. Örneğin Real Face konser DVD'sinde, her iki eliyle sarıldığı mikrofon ağzından hiç ayrılmamıştı. Diğerleri tek eliyle tutarken, onun bu yaptığı fena sırıtıyordu bana. Ellerini neredeyse hiç indirmemişti. O konseri ne zaman izlemeye kalksam, gözümü her defasında rahatsız eder, onun o görüntüsü. Güya havalı gözükmeye çalışıyor da, beceremiyormuş gibi bir hisse kapılırım. 
Bu sefer de, ilk şarkı olan Rescue'da şarkının İngilizce bölümlerini karıştırdı yavrucak; sonra da yürürken -şarkıyı hatırlamıyorum şu an- mikrofonunu düşürecek gibi oldu. Kamera da bilerek yaparmışçasına, o anlarda ona odaklandı en kötüsü. Hep mi Ueda'yı bulur bu aksilikler canım? Hem komik buluyorum, hem üzülüyorum aslında :D
Dikkatimi çeken diğer bir nokta da, önceki konserlere nazaran, Kame ve Akanishi'yi daha bir ayrı tutmuşlar bunda. Hani ufak ayırımlar vardı önceden de ama, bu sefer daha göz önünde olmuş sanki bu. Özellikle diğer üyelerden çok daha yüksekte şarkı söylemeleri ilgimi çekti cidden.
 
En merak ettiğim performanslardan biri, Sadistic Love'dı. O da şahaneydi. İzlerken, beni hayal kırıklığına uğrattıkları tek bir an bile olmadı. Seviyorum onları!
 
Daha çok şarkı var merak ettiğim ama, henüz konserin tamamı yok hiçbir yerde. Ben de oturup bölük pörçük, Youtube'dan izlemek istemiyorum. Kendi DVD'm gelene kadar idare etmek zorundayım. İki gün sonra yola çıkacakmış, bakalım ne zaman elime ulaşacak?
O gelene kadar izlemiş olacağım ama, çok daha kaliteli görüntüyle izlemek ayrı bir zevk olacak benim için elbette. 
Daha çok sefer bahsederim ben bu konudan. Kolay kolay bıkmam da!!! Eğer blogumu takip ediyorsanız, sıkılmayın lütfen. Sevdiğim şeyleri birileriyle paylaştığımda mutlu oluyorum :)
Son olarak Koki'yle nokta koyayım bari!