Türkçeye çevrilmesini istediğiniz Japon dizisi veya filmi varsa mesajla bildirebilirsiniz.

31 Ocak 2010

Zamanı yıllarla tartanlar yanılırlar... Hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle... Hatta çoğu zaman kendiyle bile...

Bugünün yağmurlu ve boğuk havasından fazla etkilendim galiba! Şiir okudum biraz... Uyuşuk uyuşuk dolanıyorum şimdi etrafta... Fonda da en sevdiğim
-KAT-TUN harici- şarkılar var... Bazıları bunlar...



29 Ocak 2010

FİKRİMCE...

Lafı dolandırmadan, doğruca söylüyorum.
Love yourself ' i ne kadar çok sevdiysem, The D-Motion'dan da o kadar nefret ettim. 
Yine yaptı yapacağını işte KAT-TUN. 
Tamam, alışığız biz KAT-TUN'un kafasına göre her telden çalmasına da, bu nedir? 
"Bunu da denemiş olalım bari" mi diyorlar, ne yapıyorlar anlamadım! 
Bir daha yapmazlar umarım böyle bir şey! Şarkıya, canlı olarak söyleyişini kısıtlayacak 
efektler koymanın ne anlamı var ki? 
Çağın müzik çeşidi bu olabilir, çoğunluk çok aşırı seviyor olabilir. 
Ben onlardan değilim. Batı ya da doğu fark etmiyor -isim vermeyeyim- 
çoğunluk bu tarz yapıyor, evet! Ama oturup da evimde 
dinleyeceğim bir müzik değil bu! Ne evimde, ne yolda ne de metroda!
Sadece arkadaşlarımla beraberken, onlar yüzünden, 
zoraki dinlemişimdir şimdiye dek. 
Yani kendi yakın arkadaşlarım bile bu tarz dinlediği halde, 
ben bir türlü ısınamıyorum. 
Tamamen zevk meselesi elbette! Sevenine karışmam, 
sevmediğim için de laf duymak istemem!
Diyebileceğim tek şey, KAT-TUN'un 
bir daha bu tarzı denememesi için hep dua edeceğim... :P
Ah The D-Motion, ah!
10. yıl dönümlerinde çekecekleri belgeselde kasıla kasıla, 
"Biz şu tarz müzik yaptık, şunu da denedik, bunu da denedik, 
denemediğimiz bir şey kalmadı, bundan gayet memnunuz... 
Böyle devam edeceğiz..." 
tarzı açıklamaları olacak sanırım... :P
Ufak bir not: Love yourself klibinde Kame sizce de çoook güzel değil mi?
(Bunu da illa ki araya sıkıştırmam gerekiyordu da :P)

27 Ocak 2010

One Pound Gospel -çeviri-

Keyfim epey yerinde bu akşam, çünkü bu eğlenceli dizinin çevirisini tamamladım. Şimdiye dek izlemeyen ve Türkçe altyazılı olarak izleyecek olan tüm arkadaşlara iyi seyirler dilerim. En kısa zamanda ben de sıcak kakaomu ve kurabiyelerimi önüme alıp, baştan sona tekrar izlemeyi düşünüyorum. Tabii kardeşimle beraber!!!
Altyazılar için buraya buyurun.


Ne de olsa çeviri bitti, bu son kez diyerek, bol bol resim aldım.

19 Ocak 2010

İyi ki doğdun!

İyi ki doğdun Sellyreko'cum ^^
Şu an buraya yazamayacağım güzel dileklerimin yanına,
senin en sevdiğin Jin gifini de koyalım.
Photobucket
Bu da ekstra olsun!
Photobucket
Şimdi söz verdiğim gibi, zamanlama yapmaya gidiyorum.
Epey bir oyalandım sanki! O_o
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...