Türkçeye çevrilmesini istediğiniz Japon dizisi veya filmi varsa mesajla bildirebilirsiniz.

7 Ağustos 2010

Sonunda Jin'e dair...


Sonunda yazıyorum...
Daha yeni yeni tam olarak idrak edebildim durumu. Yani tamam okuduk, gördük, Jin ayrıldı KAT-TUN'dan. İlk duyduğumda, zaten belli ediyordu kendisini deyip, fazla üzerinde durmadım, çok şaşırmadım. O kadar alıştıra alıştıra çıktı ki gruptan, çok bir şey hissetmedim açıkçası ilk başta. Moralim biraz bozuldu ama "eğer istediği buysa, umarım başarılı olur ve hayaline kavuşur" dedim kendi kendime. Fakat zaman geçtikçe ve KAT-TUN'un eski videolarına denk geldikçe, içim acımaya başladı. Yavaş yavaş genişledi içimdeki boşluk hissi ve şu sıralar artık KAT-TUN dinlerken, hangi şarkıdaysam o an, "Jin'in söylediği bu kısımları, kim söyleyebilir onun kadar güzel?" diye düşünüp duruyorum...
Örneğin, bu sabah elektrikler kesildi kısa bir süreliğine ve ben can sıkıntısından kulaklığımı taktığımda, MY ANGEL, YOU ARE ANGEL'a denk geldim... Jin'in sesi olmayacak bundan böyle KAT-TUN'da... Tarif edemiyorum bu hissi...
Diğer grup üyeleri ona ne kadar kızsalar yeridir. Ben olsam,  uzun bir süre konuşmazdım bile kendisiyle. O kadar zamandır birliktesinizdir, neredeyse beraber büyümüşsünüzdür (hem yaş hem isim olarak) ve birlikte güzel şeyler başardığınıza inanıyorsunuzdur... Başarmışsınızdır da... Sonra paaat... Ben gidiyorum... Yetmiyorsunuz siz bana... Tamam, Jin direkt bunu söylememiş olabilir ama yaptığı şey bu anlama geliyor. Ona olan kızgınlığım kolay kolay geçmeyecek. Yazımın şurasında, burayı okurken tebessüm edecek birinden alıntı yapayım: Alelade insanlara nazaran, en sevdiklerimizin bize yaşattığı hayal kırıklığı, bizi yarı yolda bırakışı çok daha farklı dokunur insana... Evet, öyle olduğunu hepimiz -ya da çoğumuz- biliyoruz. Bazılarımız kendi tecrübelerinden, bazılarımız en yakınlarındakilerin tecrübelerinden... Herkes farklı şekilde üstesinden gelir bunun. Diğer KAT-TUN üyeleri öyle ya da böyle, üstesinden gelecek elbet. Ama onlara bunu yapmaya hiç hakkı yoktu. Bu kadar bencil olmaya hakkı yoktu. Tamam ben genelde bencil insanları suçlamam, suçlayamam. Bu düşüncemde çok abartılı da olsam, amacında başarılı olmak adına atılan her adım yerinde bir adımdır diye düşünürüm. Ama söz konusu KAT-TUN'ken, bana ihanet gibi görünüyor şu anda bu bencillik. Tamam hayalleri var, gerçekleştirmek istiyor ve umarım gerçekleştirir de. Ama benim gözümde, kendi bencilliği yüzünden KAT-TUN'a yaptığı affedilmez bir şey. 

Şimdi ne kadar anlamlı geliyor değil mi, konuk oldukları o programlardaki tek başınalığı, sohbetlerden kopuk hali, esprilere gülmeyişi ya da zoraki gülüşü, o soğukluğu falan... Bana kalırsa Jin o şekilde yaparak alıştırdı hepimizi yavaş yavaş bu olacaklara... Diğer üyelerin de canına tak desin ve gidişine razı olsunlar istedi. Yani görüldüğü gibi kıskançlıktan veya çekememezlikten değilmiş o soğukluğu, artık KAT-TUN'un bir parçası olmak istemeyişindenmiş. N'oldu Jin efendi? Bir vakitler seni ünlü etmek için giydirdikleri eteklerden mi utandın? Ateşli hayranlarını memnun etmek için hemcinslerinle öpüşüyormuş veya aşıkmış taklidi yapmaktan mı usandın artık? Dünyanın geri kalanındakiler gibi, beraberindeki kadın dansçılarla yiyişe yiyişe dans ederek şarkı söylemek mi istedin sen de? 
İki taraf da birbirilerine bol şans dilese kaç yazar? Sonuç, bir tarafı zor durumda bıraktı. Olan olmuş ve artık geriye dönüş yok. Herkes kabullenmiş olanları. Ben de alıştırmalıyım kendimi en kısa zamanda... Ne dersem diyeyim, ne yaparsam yapayım boş, biliyorum... Tek tesellim, Jin'in gidişiyle tüm üyelerin birbirilerine sıkı sıkı kenetlenmesi. Bu şekilde çok daha mutlu ve huzurlu olacakları aşikar... Seviyorum onları, çok...

Eveeet! Gelelim Jin'den sonraki KAT-TUN'a... Going'in klibini ilk görüşümde, danslarına ne kadar özenmişler  ve birbirileriyle uyumlu olmak için ellerinden gelen her şeyi yapmışlar demiştim Mirune'ye. Aslında daha o zamandan belliymiş. Hatta belki de, KAT-TUN üyeleri bunu zaten biliyorlardı da vakti gelene dek bahsedilmesi yasaklanmıştı. Bence öyle... Yoksa o günden beri Jin'in yokluğu hissini en aza indirmek için bu kadar çabalamazlardı. Jin varken fazlacana yapmadıkları şeyleri yapmaya başlayarak -örneğin dansa odaklanarak-, yeni şeyler deneme istekleri onun terkedişini en çabuk ve en etkili şekilde atlatma çabaları olarak görünüyor bana. Bir düşünün, Real Face dahil, hiçbir kliplerinde son ikisindeki gibi, ayan beyan dans ettikleri olmamıştı şimdiye dek. Genelde gözümüze çok dağınık görünüyordu dans edişleri. Ama artık öyle görünmüyor... Çok fazla çalıştıklarını düşünüyorum o yüzden. Ne de olsa insanların dikkatini başka bir yöne çekmeleri gerekiyordu. Jin'siz, beş kişiyken de birbirilerine yetebileceklerini ispatlamaları gerekiyordu ve bence başardılar bunu. Son izlediğim fan çekimi konserlerde dikkatimi çeken ilk şey, şarkıları kendilerine göre nasıl uyarladıkları oldu. Jin'in bölümleri üzerinde ne kadar çok çalıştıkları öyle belli ki. Her bir şarkıyı çalışmışlar, o bölümleri paylaşmışlar aralarında. Bazılarındakini törpülemişler hatta. Ne kadar prova yapmış olabileceklerini siz düşünün artık. Tamam bazı şarkılarda Ueda'nın sesi çoook sönük kalmış Jin'e göre ama zamanla Ueda daha iyi adapte olacaktır o bölümlere, eminim. Sadece biraz daha kendine güvenerek söylemeye başlaması gerekiyor. Sesi fazla kısık kalıyor öbür türlü...

Ama sonuç olarak, ben de Sadako'nun Jin hakkındaki şu yazısında dediği, "Yine de kendisini takip etmeyi bırakabileceğimi sanmıyorum. Evet, yeni tarzı bir süre sıkacaktır ama henüz ani bir kopmaya hazır değilim sanırım." yorumuna aynen katılıyorum. Ben de böyle ani bir kopmaya henüz  hazır değilim. Ama bir gün elbet kopacağım, çünkü ingilizce dinlemek istersem önümde sürüyle seçenek var, oturup ne diye Jin dinleyeyim!!! Yüzü, kendi güzel, gülüşü güzel diye mi??? Hahaha!!! Tamam hadi, sesi şahane de tarz aynı, tip aynı... Yüzlerce var ondan... Bu derece Amerika özentiliğini hiç ama hiç hoş karşılamıyorum... Hatta çirkin buluyorum...


Bunu yazdım, çünkü KAT-TUN'a neredeyse tapan tarafım, isyan ediyor şu duruma... Ama diğer taraftan da seviyorum hala Jin'i ve onun için en iyisini istiyorum. Amerika'da başarılı olamasa da, Japonya'ya geri döndüğünde solo olarak devam etmek onu oldukça memnun edecektir, bundan eminim. Kendini bir grubun parçası olarak değil, tek başına bir birey olarak görüyor çünkü. Ama bana göre, aslında bir şeylerin parçası olmak çok daha zor ve takdire değer, farkında değil. Yanlış mı düşünüyorum!!! Ama elbette tek başına tutunabilmek de kolay değil...

Ne kadar güzeller...

4 yorum:

  1. Fazlası ile duygu yüklü olmuş yazın, Koki'nin günlüğü değil ama bu ağlatacaktı işte beni az daha :)

    Jin hakkında yaptığın tespitlerde hemfikiriz Janoomma. Zaten biliyorsundur sen de bunu. Kendine müslümanlığı, Amerikan sevdası... Zerre kadar hazzetmediğim şeyler.

    Ayrılışının bende uyandırdığı hisler farklı ama. İlk başta ben de senin gibi düşünüyordum, gitti, bir daha asla aynı olmayacak, sesini şarkılarda özleyeceğim.

    Ancak şu anda grubun halini gördükçe, "İyi yapmış" diyorum. "Ne hali varsa görsün" Grubu son bir yıldır o kadar kasıyordu ki, bir rahatladı çocuklar resmen. Daha fazla birlik içindeler, daha mutlular. Onları böyle görmek beni de mutlu ediyor. Etrafta "Ben buraya ait değilim! Kralım ben!" edaları ile dolaşan birinin olmaması onlar için de iyi olmuştur.

    KAT-TUN bünyesinde yaptığı şarkıları tekrar tekrar dinliyorum, ama solo kariyerini takip edeceğimi hiç sanmıyorum. Yeni tarzı, popüler kültüre olan sevdası hiç bana göre değil. Zaten bu alanda tutunabileceğini de hiç sanmıyorum. Asya'nın prensiydi, ama dünyanın geri kalanı için "Taklit meraklısı bir çekik gözlü"nün teki. Kendi kültüründen bu kadar utanan insanları hiçbir zaman sevmemişimdir.

    Seninle bu konuda pek konuşmamıştık, başlığı görünce çenemi tutamadım :P

    YanıtlaSil
  2. Ah! O son fotoğraflar, benim de çok hoşuma gitmişti *yüzünde kalpler uçuşan ikoncuk*

    NPM albüm çekimleri zaten ayrı bir güzel nedense :)

    YanıtlaSil
  3. Zaten bu konu hakkında uzun bir girdi yapmıştım, daha fazla yorum yapmak istemiyorum.

    Ancak Yamapi'nin de aynı yola gittiğini görerek kendimi NEWS'ten çıkmasına hazırlamaya çalıştığımı söylemek istedim.

    Tabi NEWS diye bir şey kalacaksa eğer...

    YanıtlaSil
  4. Çeneni tutamadığın iyi olmuş Berre :) Sadece bu konu hakkında değil, ne zamandır hiçbir konu hakkında konuşamamıştık zaten pek seninle...

    Jin'in gidişi KAT-TUN'a yaradı ama ne bileyim, gönül işte... Gitmeseydi iyiydi beya... ^^

    Sadako, sıkı tutun Yamapi'yi... Kaçmasın... Kaçamasın... :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...