Türkçeye çevrilmesini istediğiniz Japon dizisi veya filmi varsa mesajla bildirebilirsiniz.

8 Mart 2011

With Love (1999) -Jp

Takenouchi Yutaka as Hasegawa Takashi
Tanaka Misato as Murakami Amane
Oikawa Mitsuhiro asYoshida Haruhiko
Fujiwara Norika as Imai Kaori

Haftalar önce izlemiştim bu diziyi. Eski olduğundan elimdeki tüm bölümler kalitesizdi ama izleyebildim bir şekilde.
Aslında izlediğim ve hakkında burada en azından bir paragraf yazmak istediğim çok sayıda film var. Ama çoğunlukla vakitsizlikten yazamıyorum ya da üşengeçlikten yazmıyorum. “Vakitsizlikten” derken, genelde izlerken odanın herhangi bir yerinden izleyebiliyor insan ama gelin görün ki klavyenin yakınlarında fazla vakit geçiremiyorum. Doruk’um da diş çıkaracak gibi görünüyor. Bir yandan devamlı olarak onunla ilgilenirken, diğer yandan da beş altyazıdan birini kaçırarak dahi olsa bir şeyler izlemeye çalışıyorum. Yani o vakitsizlik bu vakitsizlik :D
Azıcık konusundan bahsedeyim.
Çok öyle alışılmamış bir konusu yok. Ya da bizim gibi internet çılgınlığının pekiştiği bir dönemde yaşayan insanlar için, alışılmamış bir konusu yok diyeyim.
Amane, işini elinden geldiğince emek vererek yapmaya çalışan bir banka çalışanıdır. Müşterilere karşı olan iyi niyetli tutumu müdürü tarafından uygun görülmediğinden,  iş yerinde zor zamanlar geçirmektedir. Bankadaki eski iş arkadaşlarından biri olan eski sevgilisi güvenini kötüye kullanmış ve onu kandırmıştır. Bunu fark eden Amane büyük bir hayal kırıklığı yaşarak ondan ayrılmış ve o moral bozukluğuyla, biriktirdiği tüm parayı -yüklüce bir miktar olsa gerek ki, o sıralarda herkes sahip olamıyor- vitrinde gördüğü bir bilgisayara vermiştir. İş harici zamanlarını internette geçirmektedir. Ben izlerken, Amane’nin bilgisayarının ekranı ilk açıldığında Windows95 yazısını gördüğüm her seferinde bir tuhaf hissettim kendimi. Monitör de minicik ve arkaya doğru geniş :P Ne zamanlarmış..!

Takashi ise yetenekli bir bestecidir. Ama eski sevgilisi kendisini aniden terk ettiğinden bu yana aşk şarkısı yazamamaktadır. Eski sevgilisi aynı zamanda eski grup arkadaşıdır ve onun gidişiyle grupları da dağılmıştır. Şimdilerdeyse çalıştığı müzik şirketindeki müşteriler ve diğer müzisyenlerle sorunlar yaşamaktadır. Aşka inanmıyordur ve yaşadığı kısa süreli ilişkiler cinsel yakınlıktan öteye geçmiyordur.
Bir gün Takashi, evde hazırladığı fakat henüz tamamlanmamış bir şarkıyı, iş yerinin e-mail adresi yerine Amane’nin mail adresine yollar. Amane kim olduğunu bilmediği bu kişiden aldığı şarkıyı dinleyince çok etkilenir ve ona cevap maili yollar. Şarkıyı yanlış kişiye yolladığını fakat şarkıdan derinden etkilendiğini falan filan yazar. Maili yollayan kişi olarak da “Teru Teru Bozu” şeklinde not düşer. Sonrasında Amane günlerce, hissettiklerini ve düşüncelerini ona karşılık beklemeden yazmaya devam ettiği için Takashi’nin merakını cezbeder. Teru Teru Bozu, Takashi’nin eski sevgilisinin giderken bıraktığı veda notunda yer aldığı için de Takashi merakına yenilip Amane’ye “Kimsin sen?” diye cevap yazar.
Aslında tüm hikaye böyle başlamış oluyor. Mailleşmeye ve fikir alış verişi yapmaya devam ediyorlar. Her ikisi de yaşantılarından memnun olmadıkları için, oldukları kişiye dair birbirilerine yalan söylüyorlar. Amane, eski bir banka çalışanı olduğunu fakat işinden ayrılıp Paris’e yerleştiğini, orada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu; Takashi ise, aslen besteci olduğunu fakat sıkılıp bir taşra kasabasına yerleştiğini ve ufak çocuklara müzik dersleri verdiğini yazıyor. Böylece güzel bir dostluğun temelleri atılmış oluyor. Gerçekte kim oldukları haricinde, her şeyi karşılıklı açıkça konuşabiliyorlar. Hiç tanışmayan bu iki insanın zaman geçtikçe birbirilerine ne kadar ihtiyaç duymaya başladığını izliyoruz bizler de…
Ayrıca da izleyiciler olarak biliyoruz ki, aslında zannettikleri kadar uzak değillermiş birbirilerinden. Çünkü ikisinin de iş yeri aynı binada ve neredeyse her gün bilinçsizce birbirilerini görüyorlar.
Kısaca böyle bir dizi. Yani konusu internet aşkı… :D
Amane’ye katıksız bir kararlılıkla aşık olan Yoshida ve aynı şekilde Takashi’nin dibinden ayrılmayan radyo dj’i Kaori dahil olmak üzere tüm karakterleri sevdim. Bütün bölümleri peş peşe takılmadan izledim fakat son bölümde, birbirilerini ilk bulduklarında bir 15 dk boyunca ilk mailden son maile kadar süren, karşılıklı mektup okumaları pek hoşuma gitmedi. :P İzlemek isteyen olursa o kısma hazırlıklı olsun. Ben o bölümde feci sıkıldım çünkü. Ama genel anlamda keyifle izlenebilir bir dizi. Zaten eski filmleri günümüz filmleriyle asla kıyaslamamak lazım…
Hoşuma gitmeyen bir diğer şey de, son bölüme yakın bir yerde Amane kızımızın saçlarını toplamaları oldu. Hiç toplamasalarmış da açık kalsaymış keşke… :P Dizi boyunca gözüme kart görünmüştü zaten, saçları topluyken daha kötü göründü. Hadi kendi farkında değil ya da umursamıyor, yönetmen ya da ekipten birileri de mi fark etmedi o şeyleri... :/

Bahsetmeyi unuttuğum detay kaldı mı bilmiyorum. Sıcağı sıcağına yazsaydım daha iyi olurdu muhtemelen ama aklımda kalanlar bunlar olmuş demek ki…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...